Çimento A.Ş.

Türkiye No Comments

Sayın Mustafa AKYOL’un ÅŸuradaki Atatürk Dualarımızı İşitir mi? baÅŸlıklı makalesine kısa bir yorumda bulundum. Yaptığım yorumu burada da yayınlamayı uygun gördüm.

Yorum şöyle:

Din, toplumları bir arada tutmaya, kitleleri toplu halde sevk ve idare etmeye yarayan en uygun araçtır. Kısaca din, toplumun çimentosu gibidir.

Yönetmeye çalıştığınız toplum birbirinden farklı inanışlar etrafında toplandıysa, bir gün gelir sizi bölmek(?) isteyen güçler bu farklılıktan istifade edebilir.

Read the rest…

Atsan da dert, atmasan da…

Kısa Kısa No Comments

Önce gol yiyoruz ve yenik duruma düşüyoruz. Sonra toparlıyoruz.

Şimdi Almanlar şöyle düşünebilir mi:

Yahu kardeşim, gol atsak bu Türkler bizi eler.

Atmasak zaten eleniriz.

Kemal Sunal filmindeki gibi: Evlenirsem ölürüm, evlenmezsem ölürüm.

Organize İşler Bunlar

Türkiye No Comments

1.Vak’a:

Demokrat Parti büyük bir oy oranıyla iktidar oluyor. Peşinden Demokrasi adına bir şeyler yapmaya, halkın refah seviyesini yükseltmeye çalışıyor. Bu arada devletin genel politikalarının dışına çıkmaya başlıyor. Ancak, partinin çalışmalarından rahatsız olan bir zümre harekete geçiyor.

Birinci adım: Medya devreye sokuluyor. Halk psikolojik olarak birtakım gelişmeler için hazırlanıyor.

İkinci adım: Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koyuyor.

Üçüncü adım: Hadiseler yargıya intikal ediyor. Yargı, Başbakan ve iki Bakanın idam kararını vererek olaylara son noktayı koyuyor.

2.Vak’a:

Read the rest…

Kırkyediyi Bırak, Doksanyedi Olsan Ne Yazar?

Türkiye No Comments

Demokrasi tam bir yalanmış. Meğer adil bir yönetim sistemi değil, çocukların ağzına verilen bir emzik, fakirin dudağına çalınan bir parça tatlıymış.

Hani demokrasilerde çoğunluğun dediği olurdu? Hani demokrasilerde halk ne isterse o olurdu?

Demek ki öyle değilmiş. Demokrasileri yalan, kendileri de adi birer yalancıymış.

Şimdi hep bir ağızdan aynı şarkıyı söylüyorlar:

Çoğunluk oldum diye güçlüyüm mü sandın,
Böyle sanıyorsan vatandaş, inan sen aldandın,

Çoğunluk olmak hiç bir şey ifade etmiyor. Sayıların bir önemi yok. Sayılar gücü göstermeye yetmiyor.

Yüzde 47 oy almışsın. Değil 47, yüzde 97 oy alsan ne yazar? Dokuzun dörtyüzonbirden büyük sayıldığı yerde doksanyediyi kim takacak? Sanki o zaman bir şeyler değişecek mi? Hiç sanmam.

Bizim demokrasimiz bu kadar. Birileri sınırları çizer, sen de o sınırların içinde demokrasini oynarsın. 

Dün postal yönetirdi demokrasi oyununu. Bugün yönetmen değişti.

Şimdi cüppe yönetiyor oyunumuzu.

 

AKP: Kapatılma Sebebi Laiklik mi Yoksa Güneydoğu mu?

Türkiye No Comments

Devletimiz, ülkemizin doğu ve güneydoğusu üzerinde yıllardır hep aynı politikayı güdüyor. Yıldırma ve baskı altında tutma. Bu bölge nüfusunun sürekli baskı altında tutulmasının nedeni ise; Kurtuluş savaşı öncesinde bir çok aşiretin bağımsız bir Kürdistan hayaliyle İngilizlerle işbirliği yapmış olması, sonrasında İngilizlerin esas niyetinin bu aşiretleri kurulacak bir Ermenistan devletine bağlama düşüncesinin açığa çıkmasıyla Kürt aşiretlerinin rotalarını Mustafa Kemal hareketinden yana çevirmiş olmalarıdır.

Milli mücadele sonrasında 1925 yılında yaşanan Şeyh Sait ayaklanması, 1938 yılındaki Dersim isyanı, devletin bu bölgeye ilişkin politikasını neredeyse netleştirmiştir. Her ne kadar bireysel olarak fertler tek başlarına bir tehlike içermeseler de, içinde bulundukları aşiret yapısının mutlak otoritesi insanları zaman zaman devletin aleyhine fiillere sevkedebilmiştir.

İki büyük ayaklanma, bu bölgede yer alan aşiretlerin durumu hakkında devleti yönetenlere gerçekçi fikirler vermeye yeterli olmuş gibidir. Bu ayaklanmalara bağlı olarak, yıllar boyunca bölgede genel olarak yatırım miktarı az olmuştur. Bu bölgede Devlet dendiği zaman halk karşısında sadece asker ve polis görmüştür. Ülkenin bu kısımlarını iyi bilenler, bölge halkının asker ve polis dendiği zaman ne kadar korktuklarını da iyi bilirler.

Read the rest…

T.C. ve 3.Cumhuriyet Dönemi

Türkiye No Comments

Her ülkede, toplumun isteklerine ve modernleşme sürecinin gereklerine göre çeşitli değişimler yaşanır. Değişimi isteyen genellikle halk kesimi, kabul etmeye yanaşmayan taraf ise iktidar sahipleridir. Bu değişimler genellikle sancılı, bazen de kanlı olur. 1789 Fransız İhtilali, 1917 Bolşevik Devrimi bu değişimlerin en somut örnekleridir.

Türkiye Cumhuriyetinde, kurulduÄŸu günden beri çeÅŸitli deÄŸiÅŸimler yaÅŸanmıştır. Ancak, topluma gerçekten damgasını vuran 3 büyük deÄŸiÅŸimden söz etmek mümkündür. Ben bu 3 büyük deÄŸiÅŸimi “3 Cumhuriyet Dönemi” olarak adlandırıyorum.

1.CUMHURİYET DÖNEMİ

1. Cumhuriyet Dönemi, Atatürk’ün 29 Ekim 1923 tarihinde devletin yeni sisteminin Cumhuriyet olduÄŸunu ilan etmesiyle baÅŸlar. Devrimlerle beraber Türk halkı normal ÅŸartlarda onlarca yılda, bazı konularda belki daha fazla sürelerde yaÅŸanabilecek çok büyük deÄŸiÅŸimleri Read the rest…

Beni de dinliyorlar

Türkiye No Comments

önder savÖnder SAV Beyefendinin bir Vali ile yaptığı gizli! görüşmenin Vakit Gazetesi tarafından servise verilmesinin arkasındaki gerçekler aydınlandı. Ankara Valiliğinin başvurusu üzerine Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma jet hızıyla tamamlandı. Sonuçta Önder SAV Beyefendinin gizli kişiler tarafından dinlenmediği, tamamıyla kendi saflığının kurbanı olduğu anlaşılmış oldu.

Şimdi kaç gündür türlü türlü komplo teorileri üretenler, Mecliste araştırma komisyonu kuranlar, gensoru önergesi verenler ne yapacak bakalım. Bunlar bizim (halkın) deyimimizle tam anlamıyla mort oldular. Siyaset böyle bir şey işte. Neyse bunları bırakalım da esas anlatmak istediğim konuya geçelim.

Read the rest…

FTP Arama Motoru

Püf Noktası No Comments

Google, Yahoo gibi arama motorlarında ya da web de herhangi bir yerde bulamadığınız bir şeyi hiç ftp de aramayı denediniz mi?

FTP: Dosya paylaşım protokolü demektir. Bunun için aşağıda adresini verdiğim ftp arama motorunu kullanabilirsiniz. Dosyayı ister doğrudan, isterseniz klasör olarak arayabilirsiniz. Üstelik dosya uzantısını seçerek daha ayrıntılı arama da yapabilirsiniz.

Read the rest…

« Previous Entries